Bilgi · Sözlük
Göz Kamaştırmak (Veya Almak)
2 anlam
“Göz kamaştırmak (veya almak)”, Türkçede 2 anlamı kayıtlı olan bir ifadedir. İlk anlamı: “kuvvetli ışık veya parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak”. Bu sayfada 1 örnek cümle ve 227 deyim/atasözü bağlantısı bulunur.
Anlamlar
- 1
kuvvetli ışık veya parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak
- 2
bir niteliğiyle hayran bırakmak
mecaz“O sıralar Avrupa'da bir büyük piyano ustası gözleri kamaştırıyordu.”
— Nadir Nadi
Hangi Sözcüklerle Birlikte Kullanılır?
Bu ifade, aşağıdaki sözcüklerin deyim ve kalıpları arasında yer alır.
Deyimler, Atasözleri Ve Kalıp İfadeler
göz kamaştırmak (veya almak) ile ilgili 227 ifade.
- (Bir şeye veya kimseye) ... gözüyle bakmak
- Göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak
- Göz (veya gözünün) ucuyla bakmak
- Göz açamamak
- Göz açıp kapayıncaya kadar
- Göz açtırmamak
- Göz alabildiğine
- Göz ardı etmek
- Göz atmak
- Gözaydına gelmek
- Gözaydına gitmek
- Gözaydın etmek
- Göz boyamak
- Göz değmek
- Gözden (veya gözünden) düşmek
- Gözden (veya gözünden) kaçırmak
- Gözden (veya gözünden) kaçmak
- Gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
- Gözden çıkarmak
- Gözden geçirmek
- Gözden gönülden çıkarmak
- Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
- Gözden ırak tutmak
- Gözden ırak tutulmak
- Gözden kaybetmek
- Gözden kaybolmak
- Gözden nihan olmak
- Gözden uzaklaşmak
- Gözden uzak tutmak
- Göz dikmek
+197 tane daha göster
- Göz doldurmak
- Göz doyurmak
- Göze almak
- Göze batmak
- Göze çarpmak
- Göze diken olmak
- Göze gelmek
- Göze girmek
- Göze görünmek
- Göze görünmemek
- Göze göz dişe diş
- Göz etmek
- Göze yasak olmaz
- Göz gezdirmek
- Göz gördüğünü ister
- Göz göre göre
- Göz görmeyince gönül katlanır
- Göz gözü görmemek
- Göz kaş süzmek
- Göz kesilmek
- Göz kırpmadan
- Göz kırpmak
- Göz kırpmamak
- Göz koymak
- Göz kulak olmak
- Gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
- Gözleri bayılmak
- Gözleri berraklaşmak
- Gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
- Gözleri çakmak çakmak (olmak)
- Gözleri çivilenmek
- Gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
- Gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
- Gözleri dönmek
- Gözleri düğümlenmek
- Gözleri fıldır fıldır etmek
- Gözleri fıldır fıldır olmak
- Gözleri ışıklı (olmak)
- Gözleri ışımak (veya ışıldamak)
- Gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
- Gözleri kapanmak
- Gözlerinden okumak
- Gözlerinden perde kalkmak
- Gözlerinde şimşek çakmak
- Gözlerine bir ağırlık çökmek
- Gözlerine içirmek
- Gözlerine inanamamak
- Gözlerine mil çekmek
- Gözleri nemlenmek
- Gözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmak
- Gözlerini bayıltmak
- Gözlerini belertmek
- Gözlerini bitirmek
- Gözlerini devirmek
- Gözlerini duman kaplamak
- Gözlerini hayata açmak
- Gözlerini kaçırmak
- Gözlerinin içi gülmek
- Gözlerinin içine kadar kızarmak
- Gözleri parlamak (veya parıldamak)
- Gözleri sulanmak
- Gözleri süzülmek
- Gözleri şıldır şıldır dönmek
- Gözleri şimşeklenmek
- Gözleri takılıp kalmak
- Gözleri velfecri okumak
- Gözleri yaşarmak
- Gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)
- Gözle yemek
- Göz süzmek
- Göz ucuyla görmek
- Göz ucuyla süzmek
- Gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
- Gözü (veya gözleri) açılmak
- Gözü (veya gözleri) dönmek
- Gözü (veya gözleri) kamaşmak
- Gözü (veya gözleri) kararmak
- Gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
- Gözü (veya gözleri) okşamak
- Gözü (veya gözleri) takılmak
- Gözü (veya gözleri) üstünde kalmak
- Gözü akmak
- Gözü alışmak
- Gözü almamak
- Gözü arkada kalmak
- Gözü bulanmak
- Gözü büyükte olmak
- Gözü çıkasıca
- Gözü dalmak
- Gözü değmek
- Gözü doymak
- Gözü dönesi
- Gözü dumanlanmak
- Gözü dünyayı görmemek
- Gözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)
- Gözü gibi sevmek
- Gözü gitmek
- Gözü gönlü açılmak
- Gözü görmemek
- (Birini veya bir şeyi) gözü görmez olmak
- Gözü göz değil
- Gözü hiçbir şey görmemek
- Gözü ısırmak
- Gözü ilişmek
- Gözü kalmak
- Gözü kesmek
- (Birini veya bir şeyi) gözü kesmemek
- Gözü kızmak
- Gözü korkmak
- (Bir şeyin) gözü kör olsun
- Gözüm!
- Gözüm çıksın (veya kör olsun)
- (Birini) gözüm görmesin
- Gözün ... görsün
- Gözün aydın!
- (Birinin) gözünde
- Gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
- Gözünde büyümek
- Gözünde büyütmek
- Gözünde kan tütmek
- Gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
- Gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak
- Gözünden kıskanmak
- Gözünden sakınmak
- (Bir şey birinin) gözünde olmamak
- Gözünde tütmek
- Gözüne (veya gözlerine) bakmak
- Gözüne batmak
- Gözüne çarpmak
- Gözüne diken olmak
- Gözüne dizine dursun
- (Birinin) gözüne girmek
- Gözüne hiçbir şey görünmemek
- Gözüne ilişmek
- Gözüne karasu inmek
- Gözüne kestirmek
- Gözüne sokmak
- Gözüne uyku girmemek
- Gözünü ... hırsı bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) açmak
- Gözünü (veya gözlerini) dikmek
- Gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
- Gözünü (veya gözlerini) kapamak
- Gözünü (veya gözlerini) kırpmadan
- Gözünü (veya gözlerini) oymak
- (Birinin) gözünü açmak
- (Bir kadın bir erkekte) gözünü açmak
- (Bir yerde) gözünü açmak
- Gözünü ağartmak
- Gözünü alamamak
- (Bir şey) gözünü almak
- Gözünü ayırmamak
- (Birinin bir şey) gözünü bağlamak
- (Bir şeyin) gözünü çıkarmak
- Gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
- Gözünü doyurmak
- Gözünü dört açmak
- Gözünü gözüne dikmek
- Gözünü hırs bürümek
- Gözünü karartmak
- Gözünü kin bürümek
- (Birinin) gözünü korkutmak
- Gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
- Gözünün bebeği gibi sevmek
- Gözünün çapağını silmeden
- Gözünün feri sönmek
- Gözünün içine baka baka
- Gözünün önünden ayırmamak
- Gözünün önüne gelmek
- Gözünün önünü görmemek
- Gözünün üstünde kaşın var dememek
- (Birinin) gözünün yaşına bakmamak
- Gözünü sevda (veya aşk) bürümek
- Gözünü sevdiğim
- Gözünü seveyim
- Gözünü toprak doyursun
- Gözünü üstünden ayırmamak
- Gözünü yıldırmak
- Gözünü yummak
- (Bir şeye) gözünü yummak
- (Bir şeyde) gözü olmak
- (Bir şeyde) gözü olmamak
- Gözü sönmek
- (Birinden) gözü su içmemek
- Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
- Gözü toprağa bakmak
- (Birini veya bir şeyi) gözü tutmak
- Gözü uyku tutmamak
- Gözü yememek
- Gözü yılmak
- Gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
- Gözüyle görmek
- Göz var, izan var
- Göz yıldırmak
- Göz yummak
- Göz yummamak
Alfabede Yanında
Göz Kamaştırmak (Veya Almak) Hakkında Sık Sorulan Sorular
›Göz kamaştırmak (veya almak) ne demek?
kuvvetli ışık veya parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak Sözlükte toplam 2 anlamı yer alır.
›Göz kamaştırmak (veya almak) ile ilgili örnek cümle var mı?
“O sıralar Avrupa'da bir büyük piyano ustası gözleri kamaştırıyordu.” — Nadir Nadi
›Göz kamaştırmak (veya almak) ile kurulan deyim ve ifadeler nelerdir?
Örnekler: (bir şeye veya kimseye) ... gözüyle bakmak; göz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmak; göz (veya gözünün) ucuyla bakmak; göz açamamak; göz açıp kapayıncaya kadar; göz açtırmamak.
Kaynak: Güncel Türkçe Sözlük verisi. Yer adı eşleşmeleri NVİ Ulusal Adres Veri Tabanı (2026) kayıtlarıyla, aksanlar korunarak birebir yazılış üzerinden yapılmıştır.